İstanbul Fatih’te Böcek ailesinin konakladığı oteldeki ilaçlama faciasının yankıları sürerken, aynı firmanın ihmaller zincirinin 7 ay öncesine dayandığı belgelendi. 18 Nisan 2025 tarihinde Şişli Halil Rıfat Paşa Mahallesi’ndeki bir apartmanda yapılan ilaçlama sonrası hayatını kaybeden 3 yaşındaki Karan Yazıcı’nın ölümüne ilişkin soruşturma dosyası, Fatih’teki olayla birleşti. Olayın ardından konuşan baba Şahin Yazıcı, hem oğlunun ölüm sürecini hem de hukuk mücadelesindeki ihmalleri anlattı.

"BİZ SADECE YAVRUMUZU KAYBETMEDİK ONUNLA BİRLİKTE ÖLDÜK"

Böcek ailesinin ölümünden sonra aynı firmanın adını duyunca acısı katlanan Şahin Yazıcı, yetkililerin harekete geçmekte geç kaldığını vurgulayarak sert açıklamalarda bulundu. Yazıcı, şu ifadeleri kullandı:

"Geçtiğimiz günlerde Fatih'te otelde vefat eden Böcek ailesi de şu an yaşıyor olabilirdi. Bazı kurumlar medyaya yansıdığı zaman çalışmaya başlıyor. Keşke bu olaylar yaşanmamış olsaydı. Bizim tek amacımız; şikayetçi olduğumuzda başka kimsenin canı yanmasındı. Yani biz yavrumuzu kaybettik, başka kimse evladını kaybetmesin, başka kimse zarar görmesin için şikayette bulunduk. Firmadan ve hastaneden şikayette bulunduk."


"BU BİR CİNAYETTİR İKİ CİHANDA ELİM YAKALARINDA"

Hukuki sürecin yavaş ilerlemesine tepki gösteren acılı baba, "Fakat Böcek ailesinin dosyasından sonra herkes aksiyon aldı, bazı tutuklamalar yapıldı. Bu, biz yavrumuzu kaybettiğimizde de yapılabilirdi. Yapılmadı. Yapılmadığı için de şu an 4 kişilik bir aile daha vefat etti. Allah rahmet eylesin hepsine, çok üzgünüz. Evlat acısı kelimelerle, sözlerle anlatılacak bir acı değil. Biz sadece yavrumuzu kaybetmedik, biz de onunla birlikte öldük. Bizim aldığımız nefes canımızı yakıyor. Yani iki cihanda da benim ellerim onların yakasında" dedi.

Firmanın faaliyetlerine devam etmesine isyan eden Yazıcı, "Bunlar bilinçli olarak insanları öldürüyorlar. Yani bizim olayımızdan haberleri olduğu şekilde 7 aydır bunlar ilaçlama yapmaya gene devam ediyorlar. Göz göre göre insanları ölüyorlar... öldürüyorlar. Kasten öldürmedir bu; cinayettir, caniliktir, başka hiçbir şey değildir. Konuşmakta zorlanıyorum" şeklinde konuştu.

OLAY GÜNÜ VE İHMALLER ZİNCİRİ

Şahin Yazıcı savcılıkta verdiği ifadede, 18 Nisan akşamı eve geldiğinde yan dairede ilaçlama yapıldığını öğrendiğini belirtti. İfadesine göre; yan daire sakini Firuze isimli komşu, ilaçlama şirketi yetkilisine "Bebeğimize zararı olur mu?" diye sormuş, ancak "Herhangi bir zarar ve etki olmayacağı" cevabını almıştı.

Baba Yazıcı o anları şöyle anlattı:

"İkametime girerken bahse konu ilaçlanan dairenin hava geçirecek kısımlarının bant ile kapatıldığını ve evime girdiğimde de ilaçlanan dairenin mutfak camının içerideki zehirli gazın çıkması amacıyla açık olduğunu gördüm. Bu mutfak camı oğlumun kalmış olduğu odanın alt katında bulunan camdır. Ben oğlumun, ilaçlama yapılan dairenin camının açılmasından dolayı etkilendiğini ve ilaçlama şirketinin 'etkisi olmayacağını' söyleyerek ihmali olduğunu düşünüyorum."

"SABAHA KADAR SU İÇTİ ARDINDAN KUSMALAR BAŞLADI"

Zehirlenme belirtilerinin o gece başladığını belirten baba, süreci şu sözlerle aktardı:

"19 Nisan'ın 20 Nisan'a bağlayan gece saat 00.00'dan sonra Karan ara ara kusmaya başladı. Üşüttüğünü düşünerek ateşini kontrol ettik, normaldi. Gece boyunca Karan aşırı derece su istedi. Sabah saatlerine kadar su içti. Sabaha karşı kusmaları şiddetlendi. Eşim de rahatsızlanıp kusmaya başlayınca, benim de mide bulantım artınca zehirlendiğimizi düşünerek hastaneye gitmeye karar verdik."

HASTANEDE YAŞANAN CAN PAZARI

Şişli’deki özel bir hastaneye giden aile, zehirlenme şüphesiyle tedavi altına alındı. Baba Yazıcı hastane sürecini şöyle anlattı:

"Gıdadan zehirlenmediğimizi belirttik. Oğlumun durumu iyi ve bilinci açıktı, Pediatri bölümüne alındı. Benim tedavime acil bölümünde başlandı. Eşimden Karan’ın kan alınırken kasılmaları olduğunu ve müşahedeye alındığını öğrendim. Apar topar oğlumun yanına gittim, kalp masajı yapılıyordu. Yaklaşık 2 - 2.5 saat kalp masajı yapıldı. Bu müdahale esnasında görevlilerden birileri sürekli içeri dışarı giderek eksik malzeme almaya gidip geldi. Müdahalenin sonunda oğlumun vefat ettiğini öğrendik."


Baba Şahin Yazıcı, olay nedeniyle öğrendiği "DSS İlaçlama" isimli şirketten davacı ve şikayetçi olduğunu yineledi.

ADLİ TIP RAPORU: KANDA ALÜMİNYUM VE ÇİNKO TESPİT EDİLDİ

Olayın ardından hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporu, ailenin şüphelerini doğruladı. Raporda şu tespitlere yer verildi:

"Dış muayenede travmatik lezyon görülmediği, iç muayenede beyin kanaması veya organ yaralanması olmadığı belirlenmiştir. 18 Nisan’da yan dairede ilaçlama yapıldığı, ailenin 19 Nisan’da semptom gösterdiği ve 20 Nisan’da hastaneye kaldırıldığı dikkate alındığında; otopsi sırasında alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesi’nce yapılan incelemesinde kanda alüminyum ve çinko bulunduğu tespit edilmiştir. Çocuğun ölümünün böcek ilacı zehirlenmesi sonucu meydana geldiği belirtilmiştir."

OLAY YERİ İNCELEMESİ: HAVALANDIRMA BAĞLANTISI

Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Amirliği’nin 20 Nisan 2025 tarihli raporunda ise binaların yapısına dikkat çekildi. Raporda, "Her iki dairenin de girişin 1 kat altında bulunduğu, her iki dairenin de banyo kısmında fan şeklinde havalandırma olduğu görüldü. 1 numaralı daireden diğer daireye en yakın noktalar olan bahçe kapıları, üzerindeki duvarlar ve banyo havalandırmasından kimyasal sürüntü alındı" ifadeleri yer aldı.

Dilovası'nda 7 kişinin can verdiği fabrikanın sahibi cezaevinde öldü
Dilovası'nda 7 kişinin can verdiği fabrikanın sahibi cezaevinde öldü
İçeriği Görüntüle


Şahin Yazıcı’nın şikayeti ve Adli Tıp raporunun ardından başlatılan soruşturma devam ediyor. Kamuoyu şimdi, aylar önce yaşanan bu olaya rağmen firmanın nasıl faaliyetlerine devam edebildiği sorusunun yanıtını bekliyor.