Bir programdaki sözleri nedeniyle “Cumhurbaşkanını tehdit” iddiasıyla 22 Haziran’dan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı'ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Altaylı'nın tutukluluk hali devam edecek.

Karara CHP'li hukukçu vekil Sezgin Tanrıkulu tepki gösterdi. Altaylı'nın 'sözle işlenmez bir suçtan' cezalandırıldığını belirten Tanrıkulu, "Cumhurbaşkanının şikayetçi olduğu davalarda hiç kimsenin beraat etme ve tahliye olma ihtimali yoktur" dedi.

Tanrıkulu şunları söyledi:

Gazeteci Fatih Altaylı'nın duruşmasını izledik; mahkeme hükmü açıkladı. Fatih Altaylı 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum edildi ve tahliye edilmedi.

TCK 106. maddesi tehdit suçunu düzenliyor; tehdit suçundan mahkeme bir hüküm kurdu.

Mansur Yavaş: İnşallah, ülkemiz için hayırlı olsun
Mansur Yavaş: İnşallah, ülkemiz için hayırlı olsun
İçeriği Görüntüle

Tehdit suçunun Cumhurbaşkanına suikast, fiili saldırı olduğu iddiasıyla TCK'nin 310. maddesi gereğince de verilecek cezanın 10 yıldan aşağı olamayacağı gerekçesiyle 5 yıl ceza verdi ve bu cezayı 4 yıl 2 aya indirdi ama tahliye etmedi.

Sözle eleştiriyle Cumhurbaşkanına suikast yapılmaz, cumhurbaşkanına fiili saldırı yapılamaz. Fatih Altaylı gazeteci, kendi YouTube kanalında görüşlerini ifade etmiş, örnekler vermiş tarihten ve bu nedenle de Haziran ayından bu yana tam 148 gündür tutuklu bulunmaktaydı.

Bugün ikinci duruşmasında hüküm açıklandı. Sözle nasıl suikast yapılır? Sözle nasıl fiili saldırı yapılır; imkansız. Ancak şunu biliyoruz ki içinde bulunduğumuz dönemde Cumhurbaşkanının şikayetçi olduğu davalarda hiç kimsenin beraat etme ihtimali yoktur.

Mahkeme dedi ki, "Eğer tahliye edersem adli kontrol tedbiri yetersiz kalır. Kaçma şüphesi var. Bu nedenle tutuklu kalacak" dedi.

Fatih Ataylı üzerinden bütün basına, kamuoyuna mesaj veriliyor: "Türkiye'nin en etkili bilinen gazetecilerini bile biz istediğimiz bir şekilde alırız, tutuklarız, cezaevinde tutarız ve olmayan suçlardan da ceza veririz" deniliyor. Mesele budur.