Ekonomi

Yandaşlar yeni asgari ücreti duyurdu! Milyonlarca çalışana şok

Küresel bankalar ve IMF’nin ardından iktidar medyası da asgari ücret zammını duyurdu. Asgari ücret için %20-25 aralığında zam tahmini milyonlarca çalışan için şok etkisi yarattı.

Genel Sağlık Sigortası’na yüzde 100’lük zam yapan, fahiş vergi artışlarıyla bu yıl bütçe gelirlerini yüzde 49 oranında yükselten iktidar, geçim savaşı veren asgari ücretliyi yüzde 20’lik zamma mahkum etmeye çalışıyor. İktidara yakın Sabah gazetesi, Asgari Ücret Tespit Komisyonu daha ilk toplantısını yapmadan asgari ücrette yüzde 20 ile yüzde 25 aralığında bir zam beklendiğini yazdı.

KİRA, FATURA % 51 ARTTI

En az 11 milyon asgari ücretli çalışan olduğu tahmin edilirken, bazı ekonomistler, ücretli kesimin yarısının 22 bin 104 lira aldığını hesaplıyor. Bu nedenle, açlık sınırı şimdiden 28 bin 412 liraya ulaşmasına rağmen, iktidar medyasında net asgari ücretin gelecek yıl 26 bin 584 lira ile 27 bin 630 lira aralığında olması gerektiğine ilişkin haberler yayınlaması, milyonlarca kişinin yoksullaşmasına neden olacak. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre bile yıllık enflasyonun yüzde 32.87 olduğu, vatandaşın kira ve fatura gibi temel giderlerinin listelendiği ‘konut’ kategorisinde yıllık fiyat artışının yüzde 50.96 olduğu durumda, iktidar medyasında çıkan yüzde 20-25 aralığında zam tahmini tepki çekti. Üstelik, Sabah gazetesi, yaptığı enflasyon tahmininde yüzde 5 ile 10 aralığında ‘refah payı’ olduğunu iddia etti.

Başta Uluslararası Para Fonu (IMF) ve küresel bankalar olmak üzere uluslararası kuruluşlar, asgari ücrete ‘hedeflenen’ enflasyona göre zam yapılması için raporlar yazıyor, tavsiyeler veriyor. Merkez Bankası’nın 2026 sonu enflasyon tahmini yüzde 13-19 aralığında bulunuyor. Ekonomistlerin 2026 sonu enflasyon beklentisi ise en az yüzde 25 seviyesinde.

Türkiye genelinde 25 bin lira olarak tahmin edilen ortalama kira fiyatları, büyükşehirlerde 30 bin lirayı aşıyor. 22 bin 104 liralık asgari ücret, kiraya bile yetmiyor.

‘OPTİMAL ORAN’ DEĞİL, 2 ZAM İSTİYORLAR

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda çalışanlar ve işverenler için ‘optimal’ bir oran çıkacağını söylemesi, endişe yaratmıştı. TÜİK’e göre en az 17.8 milyon kişi en temel ihtiyaçlarını bile karşılamayacak kadar yoksul. Bu nedenle işçi kesimi ‘geçim ücreti’ talep ediyor. ‘Yılda 2 zam’ talebinde bulunan dar gelirler, yeni yılda asgari ücretin 30-40 bin liranın üzerinde olmasını istiyor.

İktidarın politikalarının ardından düşük kalan aylıklar, artan yaşam maliyetleri, emekliye çalışmaktan başka seçenek bırakmadı. Emeklilik de Türkiye’de yeni bir çalışma dönemine dönüştü. 70 ve 69 yaşındaki iki emeklinin geçinebilmek için gece çalışması da milyonlarca kişinin maruz bırakıldığı tabloyu özetledi.

‘EV DÖNMÜYOR’

DW Türkçe’nin haberine göre 26 yıl güvenlik görevlisi olarak çalıştıktan sonra emekli olduğu halde İstanbul Bebek’te bir evde gece güvenlik görevlisi olarak çalışan Umut Gözcü, “69 yaşındayım, hâlâ gece nöbetindeyim” dedi. “Çalışmazsam ev dönmüyor” ifadelerini kullanan Gözcü, emekli aylığı bağlandığında 460 lira aldığını, asgari ücretin 226 lira olduğunu şimdi ise aylığının asgari ücrete yakın olduğunu belirtti.

Toplam gelirinin 70 bin lira olduğunu belirten Gözcü, bunun dört kişilik bir haneyi geçindirmeye yetmediğini anlattı. Gözcü, “Yıllarca prim ödedim. Bu maaş babalarının sadakası değil” diyerek tepkisini dile getirdi. Gözcü, mahallesindeki emeklilerin çoğunun çalıştığını, bazıların iki işe birden girdiğini anlattı.

70 yaşındaki emekli öğretmen Mehmet Demir de 35 bin liraya yakın olan aylığının geçinmeye yetmediğini ve inşaat malzemesi satan bir firmada gece bekçisi olarak çalıştığını söyledi.

‘BENİM GİBİ ÇOK KİŞİ VAR’

70 yaşında gece mesaisi yapmanın zorlukları sorulunca Mehmet Demir, “Tabii ki zor. Sağlık sorunlarım, borçlar var, oğlum rahatsız. Mecburum” yanıtını verdi. “Tek değilim. Benim gibi çok kişi var” ifadelerini kullanan Demir, “Türkiye’de emeklinin durumu belli” diye konuştu. Gözcü’nün gece güvenlik görevlisi, Demir’in ise gece bekçisi olarak çalışması Türkiye’de yaşlılığın geçim mücadelesine dönüştüğünün örnekleri arasında yer aldı.