T24 yazarı gazeteci Tolga Şardan, yeni yazısında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 30 Ağustos paylaşımında Atatürk’ün fotoğrafının sansürlenmesi skandalına değindi.
Şardan, yaşananların kurum için tam bir rezalet olduğunu vurguladı ve faturanın kime kesildiğini açıkladı.
Şardan, paylaşımın ardından kamuoyunda oluşan tepkiler nedeniyle Emniyet’in geri adım atarak Atatürk’ün yer aldığı yeni bir görsel yayımladığını hatırlattı. Ancak, skandal paylaşımın sorumluluğunu da işaret ederek, “Birinci derecede sorumlu olan Medya-Halkla İlişkiler ve Protokol Dairesi Başkanlığı’dır” dedi.
Ayrıca Şardan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın kritik günlerde bu tür bir olayla sabote edilip edilmediğini sorgulayarak, Emniyet içindeki hesaplara dikkat çekti.
Şardan'ın yazısının ilgili bölümü şöyle:
Hemen her yerde gördüğünüz polislerin resmi kıyafetinde sekiz köşeli polis yıldızı vardır. Hem sekiz köşesinde hem de köşeler arasındaki kollarda, teşkilat mensuplarında bulunması gereken karakter, bilinç ve yaklaşımlar yer alır.
Üniformayı giyen her polisin, görev, rütbe, konum fark etmeksizin polis yıldızındaki ilkelere sahip olması ve görevinde uygulaması beklenir.
Büyüteç’te daha önce de polis yıldızını konu ettim. Yeni okurlar için bir kez daha aktarayım.
Sekiz köşedeki “ana” ilkeler; Atatürkçü, cumhuriyetçi olmak, yurt sevgisi, tarafsızlık, ulus sevgisi, bilgi, bayrağa saygılı ve üniformaya saygılı olmaktır.
Yıldızın 48 ara kollarında ise, sekiz ilkenin alt başlıkları mevcut.
* * *
Bu girişi yapmamın sebebi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 26 Ağustos sabahı erken saatlerdeki sosyal medya paylaşımı.
Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yoldaki en önemli aşamalardan birisi, Ankara önlerine kadar gelen Yunan ordusuna karşı 26 Ağustos 1922 günü başlatılan “Büyük Taarruz”dur.
23 Nisan 1920’de kurulan Büyük Millet Meclisi’nin kararıyla Ankara Hükümeti’ne bağlı askeri birlikler, Yunan ordusunu geri çekilmeye zorladı. 30 Ağustos 1922 günü, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Yunan ordusu, 9 Eylül günü işgal ettiği İzmir’i bırakarak toprakları terk etti.
30 Ağustos Zaferi, Sakarya Meydan Savaşı ve bağlantılı muharebelerde Atatürk’le birlikte güvendiği pek çok silah arkadaşı mücadele etti düşman kuvvetleriyle.
* * *
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli köşe taşlarından Büyük Taarruz’un kutlaması sebebiyle Emniyet Genel Müdürlüğü’nün paylaşımı tek kelimeyle skandaldı.
Sabah erken saatlerde yapılan paylaşımda yer alan ve klasikleşmiş fotoğraftaki Atatürk’ün silüeti nedense Emniyet Genel Müdürlüğü’nce uygun bulunmadı!
Tüm dünyanın bildiği fotoğraftaki Atatürk’ün silüetinin kaldırılmasının ortaya çıkması sosyal medya başta olmak üzere epeyce tepki çekti.
Tepkiler üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğü yayından kaldırdığı paylaşımı, aynı gün öğleden sonra bu kez “Atatürk”lü haliyle yayımladı.
Yaşananlar, Emniyet Genel Müdürlüğü için tam rezaletin daniskası.
Skandalın ortaya çıkmasından sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’nden ses yok. Herkes sus pus halinde.
Şimdilerde 350 binden fazla personelin yönetimini sağlamakla görevli Emniyet Genel Müdürlüğü var.
Görevdeki Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Emniyet Genel Müdür Yardımcıları Ali Baştürk, Mustafa Çalışkan, Ömer Urhal, Caner Tayfur ve Mahmut Çorumlu.
Demirtaş ve beş yardımcısı, Türk Emniyeti’nin yönetilmesinden “birinci derecede” yetkili konumuyla yaşanan skandaldan birinci derecede sorumludur!
Oturdukları koltuklarda bulunmalarını sağlayan Cumhuriyet’in kurulmasında en büyük payı bulunan Atatürk’ün manevi şahsına yapılan saygısızlıkta, topluca gösterdikleri yönetim anlayışı sebebiyle söz konusu altı bürokratın üzeri kapatılamayacak sorumluluğu vardır.
Toplumu bir kenara bırakın, kendi çocuklarına ve gelecek kuşaklara vahim skandalı miras bırakmaktan geri kalmayarak birer kutlamayı hak ettiler böylelikle!
Elbette, karar verme mekanizması içinde alt kademelerde bürokratlar yok değil.
Skandal sosyal medya paylaşımının hazırlanıp kamuoyuna sunulmasından birinci derecede sorumlu olan Medya-Halkla İlişkiler ve Protokol Dairesi Başkanlığı.
Mevcut Genel Müdür Mahmut Demirtaş’ın Adana Valiliği görevi sırasında özel kaleminde çalışan lise öğretmeni Güngör Selçuk’u, daire başkanı atamasını Büyüteç’te 15 Şubat’ta duyurdum.
* * *
Devletteki “ahbap-çavuş” metodu liyakatsizlik uygulamasına örnek oluşturan atamanın nasıl sonuç yarattığı 26 Ağustos günü ortaya çıktı.
Peki, söz konusunu skandalın faturası kime çıktı?
Edindiğim bilgiye göre, yaşananlarla ilgili şimdilik herhangi bir soruşturma yok. Ancak, paylaşımda kullanılan görsel materyali hazırlayan personelin Medya, Halkla İlişkiler ve Protokol Dairesi’nden tayin edilmesi için yazı hazırlanıp Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Başkanlığı’na salı akşamı gönderildi.
Sistemin en altındaki personelin tayininin çıkarılmasıyla skandalın üzeri örtülmüş olacak. Hiyerarşik sistemi bulunan emniyet teşkilatında, skandalın muhatabı sadece en alttaki polis memuru olmaz. Memurun üzerinde sırasıyla büro amiri, şube müdürü, daire başkan yardımcısı, daire başkanı ve Emniyet Genel Müdürü var.
Sistem içinde yayını hazırlayan polis memurunun üstlerinin bilgisi olmaksızın söz konusu faaliyeti gerçekleştirmesi mümkün değil. Eğer, yapılan işlemden sıralı amirlerin bilgisi yoksa daha vahim bir tablo var demektir.
Gerçi, daha bir ay kadar önce Polis Akademisi’ndeki mezuniyet töreninde, polis yıldızının “Atatürkçü” kimliği ve Atatürk ilkeleri üzerine tek kelime etmeyen Emniyet Genel Müdürü’nün başında olduğu teşkilatta artık her şeyin yaşanması mümkün görünüyor.
Unutmadan, tayini çıkarılan personel de Demirtaş’ın getirdiği başkanla birlikte göreve gelen yeni çalışma ekibinden.
Yaşananların diğer boyutunda, Emniyet’te yaşananların, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yazdığı kötü puanlar var.
Görevi sırasında başarılı sonuçlar almayı hedefleyen Yerlikaya’nın icraatlarına kötü imza olarak kalıyor Emniyet’in böylesi yaklaşımları.
Emniyet, Yerlikaya’yı sabote mi ediyor acaba şu kritik günlerde.